Plaza dilini ne kadar biliyorsun? ASAP, FYI, EOD testi
"Toplantıyı set ettim, seni de loop'a aldım; feedback'ini EOD'ye kadar ASAP bekliyorum." Bu cümleyi okuyup hiç duraksamadıysan plazada epey vakit geçirmişsin demektir. Ofislerde Türkçeyle İngilizcenin karışımından doğan bu dilin en sık duyulan on ifadesini soruyoruz. Bakalım sen plaza dilinde turist misin, yoksa ana dili mi bu senin?
Cevaplarınız hiçbir yere gönderilmez ve kaydedilmez; sonuç tarayıcınızda hesaplanır.
Soru 1/10
E-postanın sonunda "ASAP" yazıyor. Bu ne demek?
Soru 2/10
"Deadline'ı kaçırmak" ne anlama gelir?
Soru 3/10
Biri "Toplantıyı set ettim" dedi. Ne yapmış?
Soru 4/10
E-postanın başında "FYI" yazıyorsa bu ne demektir?
Soru 5/10
"Raporu EOD'ye kadar gönderir misin?" Ne zamana kadar vaktin var?
Soru 6/10
Bir iş arkadaşından "OOO" konulu otomatik yanıt geldi. Ne oldu?
Soru 7/10
"Seni de loop'a alıyorum" ne demek?
Soru 8/10
Yöneticin "Sunuma feedback verir misin?" dedi. Senden ne istiyor?
Soru 9/10
Takvimine bir "kick-off toplantısı" düştü. Bu nasıl bir toplantı?
Soru 10/10
"Önce bir benchmark yapalım" denildi. Ne yapılacak?
Sonucu görmek için 10 soru daha cevaplayın.
Bu testin tüm sonuçları (4)
Plaza dilinde turistsin: "Pardon, ne dedin?"
Toplantıda biri "Bunu ASAP set edelim" dediğinde kafanda soru işaretleri uçuşuyor olabilir. Hiç dert etme, belki de sen işini sade Türkçeyle anlatmayı seven o nadir kişilerdensin ve bu aslında harika bir özellik. Yine de bu ifadeleri bilmek, yazışmalarda kaybolmamanı sağlar. Bu testteki açıklamalara bir göz at; bir dahaki toplantıda sen de "FYI" diye başlayan bir e-postayı rahatça okursun.
Plaza stajyerisin: temel kelimeler cebinde
Deadline'ı, feedback'i, toplantı daveti göndermeyi biliyorsun ama bazı kısaltmalarda hâlâ bir an duraksıyorsun. Gayet normal; herkes önce en sık duyduklarını öğrenir. EOD ile OOO arasındaki farkı oturttuğunda e-posta kutun sana çok daha tanıdık gelecek. Bir iki toplantı daha, birkaç otomatik yanıt daha ve sen de koridorda "Seni loop'a alayım" diyenlerden olacaksın.
Toplantıların yıldızısın: plaza dilini akıcı konuşuyorsun
Kick-off toplantısında rahatsın, benchmark lafı geçince gözünü bile kırpmıyorsun. E-postalarındaki kısaltmalar sana şifre değil, gündelik konuşma gibi geliyor. Bir iki ifade gözünden kaçmış olabilir ama bu seni pek yavaşlatmaz. Küçük bir hatırlatma: her cümleyi İngilizce kelimelerle doldurmak zorunda değilsin; yeni gelen ekip arkadaşlarına bu sözlüğü sen anlatırsan herkes kazanır.
Tam puan: plaza dili senin ana dilin
On soruda on doğru! ASAP'ten benchmark'a kadar hepsi sende yerli yerinde. Muhtemelen e-postaların kısaltmalarla dolu, takvimin set edilmiş toplantılarla kalabalık ve herkesi çoktan loop'a almışsın. Bu testi ekip arkadaşlarınla paylaş, bakalım kim senin kadar akıcı konuşabiliyor. Ama unutma, bazen en etkili e-posta sade Türkçeyle yazılmış iki cümledir.



