- Kişilik testi
- Kişilik
- İstanbul
- Genel Kültür
Hangi İstanbul simgesisin? Galata Kulesi mi, Kız Kulesi mi?
İstanbul'un simgeleri yalnızca kartpostallarda durmaz; her birinin kendine has bir karakteri vardır. Kimi şehre yukarıdan bakar, kimi denizin ortasında efsanelerini saklar, kimi yolculukların başlangıcıdır. Hafta sonu planından en sevdiğin içeceğe kadar 9 soruyu yanıtla; ruhuna en çok uyan İstanbul simgesini söyleyelim.

Fotoğraf: Uğur Gallenkuş / Pexels
Cevaplarınız hiçbir yere gönderilmez ve kaydedilmez; sonuç tarayıcınızda hesaplanır.
Soru 1/9
Hafta sonu için ideal plan hangisi?
Soru 2/9
Arkadaşların seni nasıl tanımlar?
Soru 3/9
Bir müzede en çok neyin önünde durursun?
Soru 4/9
Günün en sevdiğin saati hangisi?
Soru 5/9
Telefonunda en çok ne birikir?
Soru 6/9
Bir tatil seçmen gerekse hangisi?
Soru 7/9
Seni en iyi anlatan içecek hangisi?
Soru 8/9
Bir sorunla karşılaştığında ne yaparsın?
Soru 9/9
İstanbul'da seni en çok ne büyüler?
Sonucu görmek için 9 soru daha cevaplayın.
Bu testin tüm sonuçları (6)
Sen Galata Kulesi'sin: sosyal, meraklı ve hep manzaranın ortasında
Beyoğlu'nun tepesinden şehre bakan Galata Kulesi gibi sen de olaylara hep biraz yukarıdan, geniş bir açıdan bakarsın. Ceneviz döneminden kalan bu kule yüzyıllardır şehrin en kalabalık köşelerinden birinde durur; sen de kalabalığın içinde kendini evinde hissedersin. Efsaneye göre Hezarfen Ahmed Çelebi buradan kanat takıp Üsküdar'a uçmuştu. Sende de o hayalperest cesaret var: yeni fikirler, yeni mekânlar, yeni insanlar seni hep heyecanlandırır.
Sen Kız Kulesi'sin: romantik, gizemli ve biraz efsane
Üsküdar'ın hemen açığında, küçük bir adacığın üzerinde duran Kız Kulesi gibi sen de kalabalığı uzaktan izlemeyi, kendi dünyanda yaşamayı seversin. Kulenin en bilinen efsanesi, kehanetten korunmak için buraya kapatılan bir prensesi anlatır; senin de anlatılacak bir hikâyen hep vardır. Denize, gün batımına ve sessiz sabahlara düşkünsün. Romantiksin, biraz gizemlisin ve seni tanıyan herkes bir süre sonra sana hayran olur.
Sen Kapalıçarşı'sın: renkli, hareketli ve sohbeti bol
Fatih'in tarihi yarımadasında, yüzyıllardır alışverişin ve sohbetin kalbi olan Kapalıçarşı gibi sen de her zaman canlısın. Kuyumcular, halıcılar ve sayısız dükkân arasında kaybolmak sana eğlence gibi gelir. Pazarlıkta ustasın, insanlarla kolayca bağ kurarsın ve nereye girersen gir ortamı renklendirirsin. Bir şey arayan arkadaşların önce sana sorar; çünkü en iyi ustayı da en güzel hediyeyi de sen bilirsin. Sende bitmeyen bir enerji ve sıcak bir merak var.
Sen Haydarpaşa Garı'sın: yolculuk ruhlu ve nostaljik
Kadıköy'de denizin kıyısında yükselen, Alman mimarların tasarladığı Haydarpaşa Garı yıllarca Anadolu'ya giden trenlerin başlangıç noktası oldu. Sen de içinde hep bir yolculuk hayali taşırsın. Sırt çantası, bir termos çay, pencereden akan manzaralar... Yeni başlangıçlar seni korkutmaz, heyecanlandırır. Aynı zamanda eskiye, kartpostallara, siyah beyaz fotoğraflara karşı bir zaafın var. Hem geçmişi hem yolu seven, hikâyesi bol bir ruhsun.
Sen Yerebatan Sarnıcı'sın: derin, sakin ve gizemli
Sultanahmet'in hemen yanında, yerin altında saklanan Bizans döneminden kalma Yerebatan Sarnıcı gibi sen de ilk bakışta tüm hazinelerini göstermezsin. Sütunların arasındaki loş ışık, suyun sessizliği ve kaidelerdeki ünlü Medusa başları gibi sende de keşfedilmeyi bekleyen katmanlar var. Az konuşur, çok dinlersin. Kalabalıktan çok derin sohbetleri, gürültüden çok sessizliği seversin. Seni gerçekten tanıyanlar, ne kadar etkileyici bir dünyan olduğunu bilir.
Sen Rumeli Hisarı'sın: kararlı, sağlam ve güvenilir
Sarıyer'de, Boğaz'ın en dar yerlerinden birinde yükselen Rumeli Hisarı'nı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethinden önce yaptırdı. Sen de böylesine kararlısın: bir hedef koydun mu planını yapar, adım adım ilerlersin. Surlar gibi sağlamsın; arkadaşların zor bir anda ilk sana yaslanır. Bir yandan da yeşil tepeleri, Boğaz manzarasını ve açık havada uzun yürüyüşleri seversin. Güçlü ama huzurlu, ciddi ama sıcak bir karaktersin.


